Get my banner code or design your own banner
her şey insan için - Blogcu AMEDYA


17/2/2009 ·


Yorum (0)

15/2/2009 · Kategori: doğa


Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

15/9/2008 · Kategori: doğa


Kalıcı Bağlantı Yorum (1)

15/9/2008 · Kategori: yaşam

Su, hayatın kaynağı. İkame edilemyen yeri doldurulamalan bir doğal kaynak. Dünyanın  varlığını sürüdürebilmesi suyun  varlığına bağlı. Ancak su hızla tükeniyor. Çünkü sanayi , teknoloji büyüyor, gelişiyor, su tüketimi artıyor.

20’inci yüzyılda dünya nüfusu 19’üncü  yüzyıla oranla üç kat artmış. Su kaynaklarının kullanımı ise tam  altı kat artmış.

Bir insanın biyolojik ihtiyaçlarını karşılaması ve yaşamını sürdürebilmesi için,  günde en az 25 litre su tüketmesi gerektiği kabul edilir.

Ancak, çağdaş bir insanın sağlıklı bir biçimde yaşaması için gereken içme, yemek pişirme, yıkanma, çamaşır gibi amaçlarla kullanılacak su dikkate alındığında, kişi başına günlük ortalama kentsel su tüketim standardı 150 litreye çıkıyor.

Dünya genelinde bölgelere göre kişi başına su tüketim miktarları sanayileşmiş ülkelerde 266 litre.

Afrika’da 67, Asya’da 143, Arap ülkelerinde 158, Latin Amerika’da 184 litredir. Türkiye’de ise kişi başına günlük su tüketimi ortalama 111 litredir.

Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8000- 10.000 m3   arasında olmalıdır. Kişi başına düşen yıllık 1430 metreküplük kullanılabilir su miktarıyla Türkiye, sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir.

2030 yılında nüfusu 80 milyona ulaşacak olan Türkiye, kişi başına düşen 1100 metreküp kullanılabilir su miktarıyla, su sıkıntısı çeken bir ülke durumuna geleceği öngörülüyor.

Bu veriler göz önüne alındığında, 2050 ya da 2100 yılında, türkiye’nin çok ciddi bir su kriziyle başbaşa kalabilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1)

15/9/2008 · Kategori: çevre


Kalıcı Bağlantı Yorum (1)

15/9/2008 · Kategori: doğa

Dünya çöl oluyor!
Dünyada, Türkiye yüzölçümünün 62 katı kadar alan insan müdahalesi sonucu çölleşti...
Devlet Planlama Teşkilatı'na bağlı Özel İhtisas Komisyonu'nun hazırladığı "Toprak ve Su Kaynaklarının Kullanımı ve Yönetimi" raporunda çölleşme tehlikesinin boyutları gözler önüne serildi.

Rapora göre, dünya nüfusunun hızlı artışı, beraberinde arazi bozulmalarını getirdi.

Aşırı otlatma, ormansızlaşma, yanlış tarımsal faaliyetler ve yanlış arazi kullanımı sonucu, dünya arazilerinin yüzde 26'sına karşılık gelen 1.2 milyar hektarlık alan, bozulma sorunuyla karşı karşıya bulunuyor.

Karasal alanların yüzde 15'i, insan aktiviteleri nedeniyle tahrip oldu.

Bozulan bu alanların yüzde 57'sinde su erozyonu, yüzde 27.6'sında rüzgar erozyonu, yüzde 12.5'inde kimyasal değişmeler, 4 .2'sinde de fiziksel değişmeler görüldü.

900 milyon kişi etkileniyor

Dünya genelinde insan müdahalesi sonucunda çölleşen alan 48.3 milyon kilometrekare ve bu değer 900 milyon kişiyi etkiliyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı, çölleşmenin genel maliyetinin yılda

yaklaşık 42 milyar dolar olduğunu belirtiyor.

Dünya genelinde, yılda 0.5-2 ton hektar yerinden taşınıyor, 24 milyar ton toprağın ise kaybolduğu tahmin ediliyor.

Rapora göre, dünya genelinde toplam kara ayüzde lanının yüzde
30'u, 5.2 milyar hektar kuru tarım alanlarının yüzde 70'i çölleşme ve arazi bozulmasından etkileniyor, her yıl 60 bin kilometrekare alan çölleşiyor.

110 ülke, çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya ve kurak alana sahip. Afrika'da kurak alanların yüzde 73'ünü kapsayan 1 milyon hektarın
üzerinde arazi, orta derecede veya ciddi bir çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya.

Asya'da 1.4 milyon hektar alan, aynı şekilde etkileniyor. Kuzey Amerika, yüzde 74 ile en fazla ciddi veya orta derecede çölleşmiş kurak alana sahip kıta konumunda bulunuyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

15/9/2008 · Kategori: eğitim


Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

15/9/2008 · Kategori: eğitim

Okula Gitmeyen Çocuk Sayısı...   
31 Mayıs 2008 11:33Türkiye’de 6-13 yaş grubunda 10 milyon 398 bin 454 kişi bulunurken bunların 273 bin 634’ü okula gitmiyor.
 
Türkiye'de 6-13 yaş grubunda 10 milyon 398 bin 454 kişi bulunurken bunların 273 bin 634'ü okula gitmiyor. Türkiye'de 6-13 yaş grubu arasında 5 milyon 334 bin 820'si erkek çocuk 5 milyon 63 bin 634 kız çocuk bulunuyor. 2007-2008 eğitim öğretim yılında ilköğretimdeki öğrenci sayısı ise 10 milyon 124 bin 820 oldu.
MEB Strateji Geliştirme Başkanlığı'nın verilerine göre okul öncesi eğitiminden üniversiteye kadar belirlenen okullaşma hedefleri tutturuldu. Okullaşma oranı okul öncesi eğitimde yüzde 30'a ulaşırken, ilköğretimde ise yüzde 97,37'ye ulaşıldı. Ortaöğretimde okullaşma oranı yüzde 80'e yaklaşırken, yükseköğretimde yüzde 35'in üzerine çıkıldı.

-TÜRKİYE'DE 195 BİN KIZ OKUMUYOR

MEB Strateji Geliştirme Başkanlığı verilerine göre şu anda 6-13 yaş grubunda 10 milyon 398 bin 454 kişi bulunuyor. Bunun 5 milyon 334 bin 820'si erkeklerden oluşurken, 5 milyon 63 bin 634 kişi ise kızlardan oluşuyor. 2007-2008 eğitim öğretim yılında ilköğretimdeki öğrenci sayısı 10 milyon 124 bin 820 oldu. Strateji Geliştirme Başkanlığı'nın verilerine göre okula gitmeyen öğrenci sayısı 273 bin 634 olarak gerçekleşti. Bunların 78 bin 261'ini erkek öğrenciler oluştururken, kızlar 195 bin 373 kişi oldu.

-100 BİN ÖĞRENCİ İLKÖĞRETİME BAŞLATILACAK-

MEB Strateji Geliştirme Başkanlığı, Söz konusu okula gitmeyen öğrencilerin de eğitime kazandırılması amacıyla durum tespiti yaptı. Bakanlık, bu çerçevede okula gitmeyenler için telafi eğitimi başta olmak üzere bir çok çalışma ile çocuklar eğitime kazandırmayı planlarken, telafi eğitimi ile ilk planda 100 bin öğrencinin eğitime kazandırılması amaçlanıyor. Telafi eğitimi ile öğrenciler yaş gruplarına uygun olarak telafi eğitimine tabi tutulacak. Daha sonra da kendi yaş gruplarına uygun eğitim sınıflarına dahil edilecekler.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

14/9/2008 · Kategori: çocuk


Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

14/9/2008 · Kategori: çocuk


Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

« Önceki :: Sonraki »

Get my banner code or design your own banner