Get my banner code or design your own banner
sağlık - her şey insan için - Blogcu AMEDYA



14/9/2008 · Kategori: saglik


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

14/9/2008 · Kategori: saglik


Bakan Çelik, özel eğitim veren, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki özürlü vatandaş sayısı ve ödenen ücretler konusunda da bilgi verdi.
Türkiye’de, özürlü vatandaşlara hizmet veren 507 resmi özel eğitim okulu ve kurumunda, 1 psikolog, bin 246 rehber öğretmen görev yapıyor. CHP Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, “Özürlü çocukların eğitimine ve eğitim giderlerine” ilişkin soru önergesini cevaplayan Milli Eğitim Bakanı (MEB)

Bakan Çelik, özel eğitim veren, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki özürlü vatandaş sayısı ve ödenen ücretler konusunda da bilgi verdi.
Türkiye’de, özürlü vatandaşlara hizmet veren 507 resmi özel eğitim okulu ve kurumunda, 1 psikolog, bin 246 rehber öğretmen görev yapıyor. CHP Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, “Özürlü çocukların eğitimine ve eğitim giderlerine” ilişkin soru önergesini cevaplayan Milli Eğitim Bakanı (MEB) Hüseyin Çelik, özürlü çocukların eğitimi için ayrılan kaynakların azaltılmaya çalışıldığı iddiasının doğru olmadığını kaydetti. Türkiye’de, 507 resmi özel eğitim okulu ve kurumu bulunduğunu ifade eden Çelik, görme, işitme ve ortopedik engellilerin ihtiyacının karşılandığı bu okulların, kapasitesinin altında çalıştığını kaydetti. Hüseyin Çelik, 15 Ocak tarihi itibariyle, bakanlığa bağlı resmi özel eğitim okulu ve kurumlarında bin 246 rehber öğretmen ve 1 psikoloğun görev yaptığını bildirdi. Bakan Çelik, özel eğitim veren, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki özürlü vatandaş sayısı ve ödenen ücretler konusunda da bilgi verdi.

Kurumlara para aktı
Buna göre, Haziran 2006’da, 922 özel eğitim merkezinde 85 bin 678 özürlü vatandaşa hizmet verildi. MEB, bu kurumlara 32 milyon 545 bin YTL ücret ödedi. Ocak 2007’de, bin 14 özel eğitim merkezindeki 121 bin 391 özürlü kişi için, 45 milyon 908 bin YTL ödeme yapılırken, 2007 yılının Haziran ayında, 56 milyon 770 bin YTL, 152 bin 710 özürlü vatandaşın eğitim gördüğü, bin 249 özel eğitim kurumuna aktarıldı. Ekim 2007’de, bin 497 özel eğitim kurumunda hizmet gören 174 bin 59 özürlü kişi için 64 milyon 102 bin YTL ödeme yapıldı. MEB, Haziran 2006’dan bu yana, son 1.5 yılda, özel eğitim veren rehabilitasyon merkezlerine toplam 818 milyon 635 bin YTL ödeme yaptı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

13/9/2008 · Kategori: saglik

Türkiye, doğum kontrol yöntemleri kullanımında gerileme dönemine girdi. Türkiye Aile Planlaması Derneği’nin araştırmasına göre 2003’te yüzde 74 olan doğum kontrol yöntemi kullanma oranı 2007 yılında yüzde 62’ye düştü.

Türkiye Aile Planlaması Derneği’nin (TAPD) 26 ilde 2 bin 20 kadın üzerinde yaptırdığı “Aile Planlaması Bilinci-Doğum Kontrol Yöntemleri Kullanımı 2007” araştırmasına göre, 18-45 yaş grubundaki her iki kadından sadece birisi modern doğum kontrol yöntemini kullanıyor.

Bununla birlikte, araştırma sonunda 2003 yılından bu yana etkin doğum kontrol yöntemi kullanma oranınında yüzde 12 oranında düşüş olduğu saptandı. Araştırmaya göre kadınların yüzde 38’i hiçbir yöntem kullanmıyor. Türkiye’de rahim içi araçlar yüzde 19 ile en yüksek oranda tercih edilen korunma yöntemi. Rahim içi aracları yüzde 16 ile kondom, yüzde 12 ile geri çekilme yöntemi, yüzde 9 ile doğum kontrol hapları izliyor. Kadınların yüzde 18’i ise doğurganlık döneminde en az bir kez kürtaj yaptırıyor.

Araştırma sonunda Türkiye Aile Planlaması Derneği doğum kontrol yöntemi kullanım oranını artırmak için yurt çapında bir bilinçlendirme kampanyası başlattı.

Türkiye Aile Planlaması Derneği (TAPD) tarafından başlatılan “Doğum kontrol hapı sizi tüm artıları ile korur” kampanyasının tanıtımı dolayısıyla bir basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıda ayrıca, Bayer Schering Pharma Şirketi tarafından KMG Araştırma firmasına yaptırılan “Aile Planlaması Bilinci-Doğum Kontrol Yöntemleri Kullanımı 2007” araştırması sonuçları da, Ürün Müdürü Bekir Yavuzer tarafından açıklandı.

Türkiye’de kadınların doğum kontrol yöntemlerine yaklaşımları, kullanım alışkanlıkları, tercihleri ve kullanıcı profilinin güncel olarak belirlenmesi amacını taşıyan araştırma, aralarında İstanbul, Ankara, İzmir, Trabzon, Kocaeli, Konya, Mardin, Ağrı ve Diyarbakır’ın da bulunduğu 26 ilde yapıldı. Üreme çağında olan 18-45 yaş arası, yüzde 74’ü evli 2 bin 20 kadınla yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilen araştırmada, en çok bilinen yöntemlerin “doğum kontrol hapı”, “rahim içi araçlar”, “prezervatif” ve “geri çekilme” olduğu belirlendi. En çok kullanılan yöntemleri ise sırasıyla “spiral”, “prezervatif”, “geri çekilme” ve “doğum kontrol hapı” oluşturdu.

Araştırmada, 18-45 yaş grubundaki kadınların sadece yüzde 50’sinin modern korunma yöntemleri kullandığı, yüzde 38’inin hiçbir yöntem kullanmadığı, yüzde 12’sinin de hala geleneksel yöntemlerden “geri çekilme”yi tercih ettiği belirlendi.

Modern yöntemleri daha çok 29-45 yaş arası grubun kullandığı ve bu kişilerin ağırlıklı olarak Ege ve Marmara bölgelerinde yaşadığı tespit edildi. Ancak 18-28 yaş grubunda modern yöntem kullanma oranının düşük olduğu ve bu grubun da daha çok Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yer aldığı görüldü.

Araştırma, kürtajın hala bir korunma yöntemi olarak görüldüğünü de ortaya koydu. Buna göre, katılımcıların yüzde 18’i şimdiye kadar en az bir kez kürtaj yaptırdığını ifade etti. Kürtajın 34-45 yaş grubunda arttığı belirlendi.

BİLGİ YETERSİZLİĞİ

Araştırmaya göre, kadınların doğum kontrol yöntemleri hakkında en önemli bilgi kaynaklarının başında doktor ile arkadaş veya tanıdıklar geliyor.

Ancak kadınların yarıdan fazlası, bu konudaki bilgilerini yeterli görmüyor.

Yöntem kullanmadığını belirten kadınlar, kullanmama nedenleri başında aktif bir cinsel hayatlarının olmamasını gösterirken, özellikle evliler çocuk sahibi olmak için orunmadıklarını ifade etti. Katılımcıların yüzde 7’lik bir bölümü de dini inançlarından dolayı korunmadığını kaydetti.

Araştırma ayrıca, 2003’e göre biraz düşüşler yaşansa da, doğum kontrol haplarıyla ilgili “kısırlık, tüylenme, kanser ve kilo yapar” gibi ön yargıların da devam ettiğini ortaya koydu.

KAMPANYAYA DESTEK

Hem araştırma sonuçlarını değerlendiren, hem de tüm ülkede yürütülen “Doğum kontrol hapı sizi tüm artıları ile korur” kampanyası hakkında bilgi veren TAPD Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu da, modern yöntemlerin geleneksel yöntemlerle kıyaslandığında istenmeyen gebelikleri önlemede çok daha yüksek etkinliğe sahip olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Şatıroğlu, geleneksel yöntemlerle her 5 ilişkiden birinde gebe kalma riski bulunduğunu bildirdi. Prof. Dr. Şatıroğlu, Türkiye’de her yıl 550 bin istenmeyen gebelik gerçekleştiğini, bunların 285 bininin kürtajla sonuçlandığını ve dünyada her yıl 80 bin kadının bu nedenle hayatını kaybettiğini vurguladı.

Modern korunma yöntemlerinin, kürtajın kadın sağlığına olumsuz etkisinin bilinmemesi, bir korunma yöntemi olarak algılanması, ön yargılar, modern yöntemlerin gebelikten korunma dışındaki yararlarının bilinmemesi gibi nedenlerden dolayı yeterince kullanılmadığına işaret eden Prof. Dr. Şatıroğlu, “Gençlerin yüzde 70’inin aktif cinsel hayatı olmasına karşın bu konuda bilgileri eksik” dedi.

Hale Caneroğlu da, kampanya kapsamında bugüne kadar 4 üniversiteye gittiklerini belirterek, “Büyük bir hayal kırıklığı ve şok yaşadım. Gençler bu konuda çok bilinçsiz. Kendilerine ‘cinsel hayatınızı özgür yaşayın ancak mutlaka korunun. Bunun bedelini ödemeyin’ şeklinde mesajlar veriyorum” dedi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Get my banner code or design your own banner