Get my banner code or design your own banner
yaşam - her şey insan için - Blogcu AMEDYA



15/9/2008 · Kategori: yasam

Su, hayatın kaynağı. İkame edilemyen yeri doldurulamalan bir doğal kaynak. Dünyanın  varlığını sürüdürebilmesi suyun  varlığına bağlı. Ancak su hızla tükeniyor. Çünkü sanayi , teknoloji büyüyor, gelişiyor, su tüketimi artıyor.

20’inci yüzyılda dünya nüfusu 19’üncü  yüzyıla oranla üç kat artmış. Su kaynaklarının kullanımı ise tam  altı kat artmış.

Bir insanın biyolojik ihtiyaçlarını karşılaması ve yaşamını sürdürebilmesi için,  günde en az 25 litre su tüketmesi gerektiği kabul edilir.

Ancak, çağdaş bir insanın sağlıklı bir biçimde yaşaması için gereken içme, yemek pişirme, yıkanma, çamaşır gibi amaçlarla kullanılacak su dikkate alındığında, kişi başına günlük ortalama kentsel su tüketim standardı 150 litreye çıkıyor.

Dünya genelinde bölgelere göre kişi başına su tüketim miktarları sanayileşmiş ülkelerde 266 litre.

Afrika’da 67, Asya’da 143, Arap ülkelerinde 158, Latin Amerika’da 184 litredir. Türkiye’de ise kişi başına günlük su tüketimi ortalama 111 litredir.

Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8000- 10.000 m3   arasında olmalıdır. Kişi başına düşen yıllık 1430 metreküplük kullanılabilir su miktarıyla Türkiye, sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir.

2030 yılında nüfusu 80 milyona ulaşacak olan Türkiye, kişi başına düşen 1100 metreküp kullanılabilir su miktarıyla, su sıkıntısı çeken bir ülke durumuna geleceği öngörülüyor.

Bu veriler göz önüne alındığında, 2050 ya da 2100 yılında, türkiye’nin çok ciddi bir su kriziyle başbaşa kalabilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

14/9/2008 · Kategori: yasam

Gerçek işsizlik oranı yüzde 20.3’ü buluyor

MB ve TÜSİAD’ın ortak çalışmasına göre, Türk insanının geliri arttı ama devlet yardımları da hesaba katılırsa, geliri artanlar, gıda ve giyim gibi zorunlu harcamalarını azalttı. Gerçek işsizlik oranı da yüzde 20.3 düzeyinde.
              Kişi başına gelir, 2001’deki 2 bin 650 YTL’den 2006 sonunda 7 bin 900 YTL’ye yükseldi. Milli Gelir revizyonu ile rakam, 10 bin 500 YTL’yi aştı. Ancak gelirler hesaplanırken ağırlığı artan işsizlik ve yaşlılık maaşlarıyla burslar ve devlet yardımları da dikkate alındı. Yardım alan hane oranı yüzde 16.1. Belediyeler ve valiliklerin yardımları yakacak, kira ve gıda ağırlıklı. Faiz gelirlerindeki azalma, üst grupların gelirini azalttı.
            HİZMET AĞIRLIKLI HARCAMALAR ARTTI
Hanehalkının mal tüketimleri 2002-2006 döneminde 3.5 puan azaldı. Hizmet ağırlıklı harcamalarsa aynı oranda yükseldi. Gelir düzeyi arttıkça gıda, giyim ve konut harcamalarının payı azaldı. Genelde artan hizmet harcamalarında sağlık, haberleşme, lokanta ve otel giderleri de azalırken motorlu taşıt alımı harcamaları arttı. Başta düşük gelir grubundakiler olmak üzere harcamaların da daha fazla borçlanarak finanse edildiği belirlendi.

2002’den 2004’e kadar yüzde 16.8 olan tasarruf eğilimi, tüketim harcamalarının artmasıyla 2005’te yüzde 10’a geriledi. 
                  9.7 MİLYON KİŞİ GÜNDE 4.3 DOLARIN ALTINDA HARCIYOR
12.9 milyon kişi yoksul kapsamına girerken 9.7 milyon kişinin günde 4.3 doların altında harcama yapabildiği bulundu. Kentlerde yoksulluk oranı iyileşti ancak kırsal kesimde genel bir bozulma var.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2007 yılı için yüzde 9.9 olarak açıkladığı işsizlik oranı, iş aramayan, iş olursa çalışmaya hazır olan, iş bulmaktan ümidini kaybeden ve mevsimlik çalışan kitlenin de katıldığı hesaplama sistemiyle yüzde 20.3 olarak belirlendi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

14/9/2008 · Kategori: yasam

Evin telefonu sabaha karsi uc bucukta caldi. Uyku sersemi adam telefonu acti.
Telefondaki ses annesine aitti.
Telaslandi, korktu baslarina bir sey mi gelmisti acaba diye endiselendi.
Annesi 'nasilsin oglum iyi misin' diye sordu.
Oglu saskin bir ifadeyle 'iyiyim anne hayirdir bir sey mi oldu siz iyi misiniz?' dedi.
Annesi 'biz iyiyiz bir seyimiz yok sadece sesini duymak istedim' dedi.
Oglu da 'anne bunun icin mi aradin saat sabahin uc bucugu yarin da konusabilirdik' diyince annesi de
'Rahatsiz mi ettim oglum?' dedi.
Oglu 'evet anne rahatsiz ettin' diyerek hiddetli bir sekilde cevap verdi. Bunun uzerine annesi;
'30 sene once sen de beni bu saatte rahatsiz etmistin oglum, dogum gunun kutlu olsun' diyerek telefonu kapatti.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Get my banner code or design your own banner